What Happened, Miss Simone? (2015)

Everything has to be sacrificed for the music.

Uykulu Kuytu’ya pek belgesel yazmam. Ama öyle yapımlar var ki beni etkiliyorsa bahsetmek istiyorum.

Çok küçük bir yaşında (dört) piyano çalmaya başlayan Eunice Waymon, dünyanın ilk siyahi kadın klasik müzik piyanisti olmayı hayal etmekteymiş. Çocukluğu boyunca günde yedi sekiz saat çalışmak zorunda kalan Eunice, yaşıtlarıyla da çok vakit geçirememekteymiş. Yanlarına gittiğinde ise sadece dans etmek için piyano çalmasını istediklerini fark ediyormuş. Liseden mezun olduktan sonra New York’da Juilliard’da bir buçuk yıl eğitim alan Eunice, Philadelphia’daki Curtis müzik enstitüsünün bursuna baş vurmuş ve red cevabı almış. Bunun sebebinin derisinin rengi olduğunu anlaması altı ay sürmüş. Daha sonra Atlantic City’de salaş bir barda iş bulan Eunice, bar sahibinin isteğiyle piyanonun yanında ilk kez şarkı da söylemeye başlamış. Ve annesi bu durumu öğrenmesin diye, ismini “küçük kız” anlamına gelen Nina ve Fransız oyuncu Simone Sigornet’in ismiyle birleştirip Nina Simone olmuş. Nina Simone olduktan sonra, geçmişini unutmadan sesini kitlelere duyurmaya çalışmış ve bir dönem ‘abartıp’ aşırı protest sözler yazarak ‘haksız yere’ gözden düşmüştür. Bu arada bir de aile hayatı sürdürmeye çalışan Nina Simone’un dayakçı bir kocası ve küçük bir kızı vardır. Programlarından fırsat buldukça onlarla vakit geçirmektedir.

Belgesel tekrar insanların gözüne girdiği 1976 konseriyle başlayarak flashbacklerle geriye doğru gidiyor. Medeni haklar hareketi içinde bulunmuş Nina Simone’un sesine aile bireyleri ve arkadaşları da katılıyor ve farklı açılardan hayatına bakıyoruz. Ara ara aldığı notlar, ara ara kızının sarsıcı açıklamaları belgeseli ilginç kılıyor.

Spoiler!!! Göster

Belgeseldeki şarkılardan sadece bir kaç tanesi bana tanıdık geldi. Çünkü büyük bir kısmı protest müziklerden oluşuyordu. Acıklı bir hikayesi var Nina Simone’un. Hani hem o kadar yetenekli olup da hem bu kadar acı bir hayat nasıl yaşanır diye düşündürüyor. O kadar korku içinde. “Özgürlük korkmamak, sadece korkmamak” diye ‘bağıran’ bir kadın Nina Simone.

Belgeselin başında aktivist şair Maya Angelou’nun sözleri var ki belgesel ismini buradan alıyor. “Miss Simone, you are idolized, even loved by millions now. But what happened, Miss Simone?” diyor. Bense Maya Angelou’nun Kafesteki Kuşun Şarkısı kitabından Harika Kadın isimli şiiri yazardım herhalde Miss Simone’a..

Duygularımı kelime kelime yazabileceğim sadece. o buğulu sesi… o çoğu zaman ümitsiz… bazen mutlu… çok naif… çok sevgi…

Nina Simone; çoğu zaman gözlerini kapa kendini ona bırak şarkısı..

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.