Baby Driver (2017)

The moment you catch feelings is the moment you catch a bullet.

Baby (Ansel Elgort) hırsızlık çetelerinin suç mahalinden kaçmasını sağlayan yetenekli bir şöfördür. Bu suç dünyasının patronu Doc (Kevin Spacey) için çalışmaktadır. Doc’a geçmişten bir borcu vardır ve bu yüzden bu işi yaptığını anladığımız Baby çocukluğundan beri tinnitus isimli kulaktaki çınlama hastalığından muzdariptir. Bunu bastırmak için 7 / 24 ipod(lar)ından müzik dinlemektedir. Ve sadece kaçış anlarına değil, tüm hayatına müzik hükmetmektedir. Üvey babası ile yaşayan Baby, annesinin ölmeden önce çalıştığı restaurantta Debora isimli tatlı bir kızla tanışır. Debora ile tanıştıktan sonra hayatı tekrar sorgulayacak ve bazı kararlar alacaktır.
Baby Driver aksiyon, gerilim ve araba kovalamaca filmi olsa da, aynı zamanda bir müzikal havasında. Farkı, bu filmde kimse şarkı söylemiyor ya da dans etmiyor. Onun dışında her sahne, kareografi, oyuncuların hareketleri ve kamera hareketleri Baby’nin ipodunda ne çalıyorsa ona uyumlu. Biz Baby ne dinliyorsa onu duyuyoruz, o anlatmasa da dünyayı onun gözleriyle görüyoruz.
Baby Driver her türden seyirciyi kendine çekebilecek adrenalin yüklü bir film. Yönetmen koltuğunda Hot Fuzz, Shaun of the Dead ve The World’s End ile hatırlayacağımız Edgar Wright var. Filmi önceki filmlerine nazaran farklı bir stille çekmiş.
Bu türden çok haz etmesem de (bu zamana kadar) ben filmi çok beğendim. Başta müzik kullanımı sonra kareografisi sonra tek plan sekansları ile çok geçer not aldı. Filmin Oscar’a 3 dalda aday olduğunu biliyoruz; Film editing, sound editing, sound mixing. Ödül tahminlerimi henüz açıklamadım ama Baby Driver ses ödüllerini toplar diye düşünüyorum.
Not: Silahların müzik sesi yaptığı sahneyi unutmyacağım.
Not 2: Filmin ismi Simon and Garfunkel’in 1969 tarihli aynı isimli parçasından esinlenilmiş.

One thought on “Baby Driver (2017)

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.