Loveless (2017)

Don’t feel sad without me, please!

 

Rusya, kendi soğuk, insanı soğuk, sineması soğuk..
Alyosha 12 yaşında bir erkek çocuktur. Annesi ve babası boşanmak üzere, evleri satılmak üzeredir. Her gün anneyle babanın kavgasına şahit olan Alyosha gizli gizli ağlamakta ve boş zamanlarında ağaçlık alana kaçmaktadır. Annesinin ve babasının sevgilileriyle olduğu bir gün evden, sevgisizlikten kaybolur. Ve birbirine tahammül edemeyen ebeveynleri onu bulmak üzere bir araya gelir.
Başta demiştim ya her şeyi soğuk Rusya diye, film Rusya’nın alegorisi olarak görülebilir. Zaten filmin içinde arka planda haberler üzerinden insanların tepkisizliği de veriliyor. Alyosha da Rusya’nın geleceği ise, onun kayboluşuyla o gelecek de yitip gidiyor. Filmin yönetmeni Zvyagintsev bu politik bakışı önceki filmi Leviathan ile de yapmıştı.
Yönetmenin ilk filmi olan The Return’u hatırlıyorum. Çok beğenmiştim ve adeta bir şaheser izliyormuşum gibi hissetmiştim. Sonra Elena geldi ki pek haz etmemiştim. Leviathan özellikle müzik kullanılan sahne geçişleriyle aklımda kalmış. Ve Loveless, iliklerimize kadar işlenen bir sevgisizlik hikayesi. O kadar ki, kendi ailemi ve kendi çocukluğumu düşünüp sonra aynı toplumdaki diğer ailelerin çocuklarıyla ilişkilerini düşünüp algılamaya çalıştım. Vermeye çalıştığı mesaj açısından oldukça başarılı bir film. Ama bir o kadar da rahatsız edici.
Film Cannes Film Festivalinde, Jüri Özel Ödülünü kazanmıştı. Altın Küre’de ödülü Fatih Akın’ın In The Fade’ine kaptırdı. Şimdi de En İyi Yabancı Film kategorisinde Oscar’a aday. Aday olan filmlerin diğerlerini izlemedim henüz. Ama şansı çok yüksek gibi duruyor.

2 thoughts on “Loveless (2017)

  1. biril

    ben de ataköyde yarın gidiyim bari seyretmeye. bakalım ben mi daha çok sevgisizim yoksa alyosha mı?

    • Uykulu Kuytu

      Bak ya ?

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.