I, Tonya (2017)

They want someone to love, but they want someone to hate.

 

Amerikalı olsaydık kesin bu hikayeyi hatırlardık. 90’larda Nancy Kerrigan isimli bir buz patencisi, kasti olarak bacağından yaralanıyor ve bunu yapan da bir başka buz patenci olan Tonya Harding’in erkek arkadaşı. Tabi iş büyüyor ve ucu Tonya’ya kadar dokunuyor ve onun kariyeri de bu şekilde sonlanmış oluyor.
Peki ne anlatıyor film?
Nanc Kerrigan tarafından anlatılan hiç bir şey yok ve hatta onu sadece bir kaç kez görüyoruz. Film tamamen Tonya’nın hayatı üstüne kurulu. E o da biraz karanlık tabiki. Neden böyle söyledim biliyor musunuz; daha erken çocukluğundan başlayarak verilen filmde ilk önce annesini görüyoruz. Elinde sigarası ve Tonya’yı hırpalayan tavırlarıyla dikkat çekiyor. Çocuğunun yeteneğine gönülden inanmış bir anne o ve bu uğurda sağa sola saldırmaktan çekinmiyor.
Annenin bu tavırları bir süre sonra izleyicide gülme isteği yaratsa da, ortada bir çocuk istismarı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Tonya büyüdüğünde de belki anneden kurtulmak için belki de annenin istismarına çok alıştığı için, tıpkı anne gibi bir sevgili buluyor. O da onu istismar ediyor.
Bu arada Tonya kariyeri bitene kadar kaymaya devam ediyor ve ufak çaplı madalyalar da kazanıyor. Bir belgesel havasında çekilen film, Tonya’nın çevresinin anlatımlarını da filme dahil ederek devam ediyor.
Filmi izlerken, bilinçli ya da bilinçsiz ya da belki absürdlükten ben çok güldüm. Ama güldüklerim gerçek olamayacak kadar saçma durumlardı. Ve Tonya gibi bir buz pateni rol modelinin elinde sigara, içen, dağıtan bir tip olarak yaşayan bir karakter olması beni eğlendirdi. Öyle değil midir hani balerinler, buz patenciler belli “büyüleyici” sporlarla uğraşanların nazik kırılgan peri gibi olmaları beklenmez mi? Tonya’da bu yok işte her ne kadar tipi öyle olsa da.
Buz pateniyle sigarasını söndürdüğü sahneyi unutmayacağım.
Tavsiye eder miyim?
I, Tonya bir itiraf hikayesi. Tonya’nın hayatının karanlık yönleri veriliyor. Ve Tonya hala hayatta, uzak bir kasabada sakin bir hayat yaşıyor. Çok cesurca yapılmış bir itiraf olduğu için ben beğendim. ama yine de, birçok insanın sıkılabileceğini düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.