Gone Girl (2014)

That’s marriage.

Amy ve Nick dört yıllık evlidir. Beşinci yıllarına girdikleri sabah Amy ortadan kaybolur ve haliyle Nick suçlanır.

David Fincher’ın onuncu filmi olan Gone girl aslında altıncı uyarlama filmi. Neler yok ki bu filmlerin arasında, ama bizi ilgilendiren The Game, Seven ve The Girl with the Dragon Tattoo. Olanı biteni ters yüz etmeyi seven bir yönetmen Fincher. Bunu önceki filmlerinden de biliyoruz. Yani filmler başlıyor, dallanıyor ve beklenmedik bir sonuca kavuşuyor.

Gone Girl’e bakmak için bazı başka filmleri de bilmek gerekir tabi. Örneğin Basic Instinct, Who’s Afraid of Virginia Woolf, Revolutionary Road vs. Buraya bilimum evlilik üzerine film eklenebilir. Böyle yazmamın bir sebebi var tabi ki, hani filmler bizi hazırlıyor ya bir sonraki filme işte Gone Girl’e böyle hazırlanmışız.

Ben çevremdeki bir çok kişiden filmin tahmin edilebilir olduğunu duydum. Ama izleyince şunu gördüm, tahmin edilemez olmaya çalışmıyor ki zaten. Güzel olan da bu, güzel olan o süreci yaşamak ve gerilmek.

Çok yüksek puanlı bir filmle karşı karşıyayayız. Tahmin edilebilir olması sadece gerilimi arttırmış. İnsanlar çok yönlü bir filmle karşılaşınca her yöne bakmak zorunda kalmış. Kadının açısı, kocanın açısı, medya açısı, halk açısı gibi değişik veriler mevcut. Bir de tabi ana konu var o şaşırtmayan şey. Onun da ne kadar ustaca işlendiği arada kaynasın gitsin çok mu..

Gone Girl’ün birden fazla konusu var ve çok karakterli bir film. Yani yeri geliyor polis müfettişine yeri geliyor TV spikerine yaklaşabiliyoruz. TV’nin durumu Natural Born Killers’da hicvedildiği gibi veriliyor ki aslolan budur zaten. Akıllı (!) halk desen bir o yana bir bu yana medya elinde kukla, evlilik desen saygısını kaybetmiş ve kendi sonunu hazırlamış, bir kalıyor Amy. Ona da feministler bayılmıştır eminim.

Uykulu Kuytu Puani: 5Şimdi bir çok farklı gruptan insanın kendinden çok şey bulabileceği bir film bu. Ve belki bazı karanlık olaylar haricinde çoğu yaşanabilecek şeyler. Filmin tekniğine, müziğine, senaryosuna, oyuncularına, yönetmenine edecek laf da bulamıyorum gayet başarılı. Belki biraz uzun gelebilir o kadar.

Not: Gillian Flynn’ın çok satan romanından uyarlanmış.

Not 2: Film müziklerini çok sevdiğim Trent Reznor ve Atticus Ross yapmış.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.