One on One (2014)

Who am I?

Çoğu Kim Ki Duk filmini izledim. Hemen hepsini de çok beğendim. Bazıları erken dönem filmleri olduğu için zayıf bulmuş olabilirim. Özellikle son iki filmini çok beğenmiştim. Pieta ve Moebius. Kim Ki Duk çizgisi olan bir yönetmendi ve anaakıma oynamıyordu. Ama işler değişebiliyormuş.

Il Dae Il ya da One on One, anaakım sinema örneği gibi. Konuda ve konunun sorgulanışında Kim Ki Duk kendini gösteriyor sadece. O da o hep bağlı kaldığı ying-yang çeşitlemesiyle.

Filmimiz  Hollywood filmlerine yaraşır bir başlangıçla başlıyor. Bir grup adam bir kızı kaçırıyor ve hunharca öldürüyor. 9 sene geçtikten sonra da bu adamlar tek tek kenara çekilyor. Ve film boyunca ne doğru ne yanlış sorgulanıyor.

Ben bu ne doğru ne yanlışı sadece filmin konusu üzerinden değil, Kim Ki Duk filmlerini de düşünerek sorguladım izlerken. İşkence sahnelerinde filmin oyuncuları bile bakamazken bence yönetmenin bize anlatmak istediği başka bir şey var dedim. Çünkü onun diğer filmlerine de göz kırpmadan bakmak zorlaşabiliyordu bazen. Bu durum, zaman zaman çok eleştiriliyor, sapık denilebiliyor olmasının açıklaması gibi geldi bana. Aslında hep bir şeyler göstermeye çalışıyor. Onun gösterdiği şeyler bu dünyada var. Ensest de var, sapıklık da var, tecavüz de var, hırsızlık da var, pedofili de var var da var. Ve sonuçta bunlar değişmiyor. Ve belki o da bakamıyor.

Filmde çok güzel replikler vardı. Bir yerde bu kötülüklerle varız, onlardan besleniyoruz gibi bir şey söylüyordu. Ya da güçleniyoruz ve hayatta kalıyoruz. Filmi online ve kötü çeviri İngilizce altyazıyla izledim o yüzden tereddütte kalıyorum yazarken.

Uykulu Kuytu Puani: 3Sonuç olarak, diğer Kim Ki Duk filmleri gibi değil. Ama Kim Ki Duk’tan anaakım sinemaseverleri memnun edebilecek bir film çıkmış. Kendi adıma eski tarzını daha çok beğeniyordum.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.