The Banishment (2007)

What happens, happens. Like a card game.
You play the hand you’re dealt.

Andrey Zvyagintsev’in ikinci uzun metrajlı filmi. İlki olağanüstü The Return’dü. Daha sonra Elena ve Leviathan’ı çekti. Leviathan’ı henüz izlemedim ama çok iyi eleştiriler aldığını duydum.
The Banishment, William Saroyan’ın 1954 tarihli The Laughing Matter’indan uyarlanmış.
“Hamileyim, ama çocuk senden değil.”
Neredeyse böyle başlıyor film. Ve seyirci merak ediyor ne olacak diye.
Dağların ardında, şehirden uzakta izole bir hayat yaşamaktadır Alexander, Vera ve iki çocukları. Alexander ve Vera arasındaki iletişim eksikliği hissedilmektedir. Bu durum hamile kalmasından önce de vardır. Bakalım ne yapacaklardır.
Uzun planlarla ilerleyen ağır bir film The Banishment. Daha açılışta Nuri Bilge Ceylan’ın Uzak filmine benzer bir sahne hemen dikkatimi çekti. Uzun süren bir yol çekimi ve sonra araba gelir kameranın yanından geçer gider. İlk sahne böyle olunca bendeniz seyirci neyle karşı karşıya olduğumu anladım.
Uykulu Kuytu Puani: 4Bu filmi Andrey Zvyagintsev’in The Return’ü ile karşılaştırdım. Ve ondaki baba oğul ilişkisi üzerine kurulmuş hikayenin bunda anne baba üzerinden devam ettiğini gördüm. The Return’de çocuklar babayı anlayamıyordu, The Banishment’da ise baba anneyi.
Tarkovsky filmlerini seviyorsanız ve özlediyseniz The Banishment tam size göre diyebilirim.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.