The Giver (2014)

İnsanlara seçme özgürlüğü verildiğinde, yanlışı seçiyorlar.

The Giver bir Phillip Noyce filmi. Kendisini en çok Dead Calm, Sliver, The Saint, The Bone Collector, Quiet American, Rabbit-Proof Fence ve Salt ile hatırlıyorum. Neredeyse çoğu filmini izlemişim. The Giver’da başka bir şey denemiş.

İnsanların anılarından vazgeçtiği bir zamanda teknoloji de bir yere kadar kullanılmaktadır, unutturmak ve pasifize etmek için. Her gün alınan aşılarla sağlanan düzen yaşlıların kontrolünde, barış içinde sürmektedir. Belli bir yaşa gelen bireylerin mesek seçimi de yaşlıların direktifleri doğrultusunda yapılmaktadır. Bu arada herkese nasip olmayan meslekler de vardır, tıpkı anı toplayıcılık gibi.

Uykulu Kuytu Puani: 3Distopik dünyalara Biz’den beri alışığız. Devamında gelen Cesur Yeni Dünya ve 1984 bu dünyalara aşina olmamızı sağlamıştı. Belirli kurallar ve eşitlik üstüne yaratılan bu sistemler eninde sonunda bozulmaya mahkumdur.

The Giver’da dikkat çekici bir unsur dinin olmaması ama her yerden gözümüze sokuluyor olmasıydı. Karakterlere verilen isimlerden (Yunus-Jonas, Cebrail-Gabriel, Asher vs)  tutun da sembolik öğelere kadar (elma, “sepet”, hayat ağacı) bir çok yerde din unsuruna rastladık. Din’in yok gibi durduğu ama aslında dinin alt metinden işlendiği bir film olmuş.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.