Monsieur Lazhar (2011)

At dawn, the ashes cold, the tree still stood,

but his heart was scarred by the flames, scarred by grief.

Bachir Lazhar, Cezayir’den Fransa’ya gelen bir göçmendir. Sınıfında kendini asmak suretiyle intihar eden bir öğretmenin yerini doldurmak üzere iş başvurusunda bulunur ve kabul edilir. Eski öğretmenleri Martine’nin ölümünden çok etkilenen çocuklar derste konuyu sık sık ölüme getirmekte ve Lazhar’ı zor durumda bırakmaktadırlar. Her ne kadar okul idaresi ve veliler tarafından her türlü psikolojik destek sağlansa da, çocukların kafasındaki soru işaretleri bitmemektedir. Bu arada Cezayir’de öğretmenlik yapmadığını öğrendiğimiz Lazhar’ın hayatında başka bilinmeyenler de vardır.

Öğretmenlerle ilgili çok film izledim. En çok beğendiklerim Dead Poets Society, Mona Lisa Smile ve Les Choristes gibi öğretmenlerin iz bıraktığı filmlerdi. Monsieur Lazhar’ı ayrı bir yere koyuyorum çünkü hiç öyle bir hedefi olmadı, çocukları değiştirmeye çalışmadı ve hatta yaşadıklarını onlara hiç yansıtmadı. Burası çok önemli çünkü insanın doğası olan anlatma isteğinin tetiklendiği yerlerdir karşısında hazır dinleyici bulduğu zamanlar ve mutlaka da o konu gelir dayanır aklınızda o gün ne varsa oraya.

Mösyö Lazhar’ın üzerinden aslında bir öğretmende olması gereken tarafsız duruşun veriliş şeklini çok beğendim. Buna örnek; şayet öğretmenseniz “bir öğrencinin yanında” bir diğer meslektaşınızla fikir ayrılığına gidemezsiniz ya da üstlerinize cevap veremezsiniz gibi yazılı olmayan ama bilinen kuralların Lazhar tarafından göz ardı edilmesi ve öğrenci olsun olmasın fikir ayrılığına da rahatça giderek yeri geldiğinde cevap bile verebilmesi olmuş. Aslında hep denir ya, okullar tek tip öğrenci yetiştiriyor ya da çocuklar koyunlaştırılıyor diye, ben asıl problemin öğretmenlerin tek tipleştirilmesi olduğunu düşünüyorum. Oturmuş karakterleri değiştirmenin zor olması gibi, her yıl idealist kişiliğinden ödün vermek zorunda kalan öğretmenin çocukları da kendisine benzetmesi kaçınılmazdır. Yani aslında Lazhar şimdi böyle de, öğretmenliğe devam etse muhtemelen ‘asla yapmam’ dediği bir çok şeyi yapmak zorunda kalacaktı demeye çalışıyorum.

Filmde dikkatimi çeken bir diğer ayrıntı da o (ilerleyen yıllarda anlamını yitiren), öğretmendeki daha çok öğrenciye ulaşma çabasının Lazhar’da daha baştan eksik olması oldu. Yani evet bir gün şunu anlıyorsunuz, aslında anlattığınız her şey 1 ya da 2 şanslıysanız 3 kişiye ulaşıyor. Lazhar bu durumun çok farkında olarak, sayıyı çoğaltmaya çalışmadan kendini sadece bir azınlığa doğru şekilde ifade etmeye çalışıyor. Okuduğu fabl’ın altına gizlediği mesajın 1 azınlık tarafından doğru anlaşılması bunun en güzel örneğiydi ve bence filmin en etkileyici sahnesiydi.

Uykulu Kuytu Puani: 4Monsieur Lazhar, 2012 Oscar ödüllerine Kanada’dan adaydı. Her ne kadar ödül alamamış olsa da, öğretmenlik mesleğinin gösterilmeyen bir yönünü, belki de en zor yanını (kötü günlerinizde normal olmaya çalışmak) ele alışıyla benim dikkatimi çekti.

2 thoughts on “Monsieur Lazhar (2011)

  1. nel

    Güzel bir yorum, fakat M.Lazhar Fransa’ya değil, Kanada’ya gidiyor çalışmak için. Tüm olay Kanada’da (Québec) geçiyor yani.

    • sel

      Galiba yazar burda karakterle özdeşleşip kendini anlattı.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.