The Sitter (2011)

These are not children! They are little people!

Noah Griffith (Jonah Hill) işsiz, güçsüz, sorumsuz ve çekici olmayan bir yeni mezundur. Annesinin gece dışarı çıkabilmesi için arkadaşının çocuklarına bakıcılık yapmayı kabul eder. Üç tane birbirinden beter çocukla uğraşmak zorunda kalacak olan Noah’ı gece boyunca başka süprizler de beklemektedir. Kokain mafyasından mücevher soygununa, araba çalmaktan tuvalet bombalamaya kadar uzanan bir dizi suça çocuklarla birlikte karışacaktır.

Noah lafını sözünü esirgemeyen bir bakıcı olmuş, laf söz burada ağız dolusu küfretmek anlamına geliyor. O öyle de sanki çocuklar farklı mı, onların da aşağı kalır yanı yok. Bunlara lazımlık ağızlı deniliyormuş İngilizcede –potty mouth.

The Children diye bir film izlemiştim, o bir korku filmiydi hemen aklıma geldi. Çünkü benim için farketmiyor problemli çocuk varsa ortada gözüme canavar gibi gözüküyor.

O filmde Noel tatili için şehir dışında bir araya gelen bir ailenin 5 çocuğunun artık havadan mıdır sudan mıdır büyükleri öldürmeye başlamaları anlatılıyordu ki filmin sonunda bana şunu düşündürmüştü, bu filmi yazan kesin çocuklarla bir süre vakit geçirdi ve o kadar nefret etti ki onları canavar gösterecek bir film yaptı. Haksız da sayılmaz bazen çocuklar gerçekten kabus gibi olabiliyor.

Çocuklara küfür yakışmıyor ama bazılarına komik gelebilir. İlk kez South Park’da çocukların küfretmesine gülmeye başlamıştık, ama bir süre sonra alıştık ve bir etkisi kalmadı. Her ne kadar çığlık atan bir çocuktan daha itici olmadıklarını düşünsem de tasvip etmiyorum. Bir de bir çocuk çığlık atınca ben direk kaçıyorum.

Uykulu Kuytu Puani: 3Filmin sonuna kadar katlanarak devam eden kaos, kabus bir süre sonra öyle içinden çıkılmaz bir hal alıyor ki, çocukların dahil olduğu bir The Hangover çakması izliyormuşuz havası veriyor.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.