Les Petits Mouchoirs (2010)

Worst of all,
you lie to yourselves.

Guillaume Canet’i severim, değişik yerinde duramayan bir oyunculuk sergiler gözümde. Türkçe ismi Küçük Beyaz Yalanlar olan filmin yönetmenliğini ve senarisliğini yapmış ama filmde oynamamış. Çok gözüm aradı çünkü bir çok Fransız oyuncu dahildi senaryoya. Konu da zaten çok kişiyi içeren bir yapıdaydı. Bana çokça Ferzan Özpetek filmlerini hatırlattı. O da sever ya öyle arkadaş ortamlı, beraber eğlenme filmlerini.

Motorsiklet kazası geçiren Ludo (Jean Dujardin) ağır yaralanır ve uzunca bir süre hastanede kalacaktır. Ellerinden bir şey gelmeyeceğine kanaat getiren yakın arkadaşları önceden planladıkları ve her sene yaptıkları gibi iki haftalığına Max’in Bordeaux’daki yazlığına gitmeye karar verirler. Belki (!) biraz Ludo’yu geride bırakmış olmanın getirdiği vicdan muhasebesiyle biraz da geçmiş birikimlerle kimin ne kadar dürüst olduğu bu tatil sonucunda ortaya çıkacaktır.

Ben çok tatil insanı değilim, hiç olmadım. Hep giderim ama tatil benim için daha çok kitap okumak anlamına gelir. Arkadaşlarımla gittiğimde de uyuz bir tip olur çıkarım, ne denize girmek isterim ne de güneşlenmek. Öyle tatile gittiği anlaşılmadan bembeyaz dönenlerdenim ben. Ha bir de güneş allerjim var tabi –bahanem olarak.

Neden anlattım bunu çünkü çok kalabalık grup samimiyetine inanmayanlardanım. Film de tam oradan yakalamış işte. Oldukça kalabalık bir grubun her bir bireyi titizlikle ele alınmış. O noktada çok başarılı. Ve olabilecek en komik anlatımla tabi ki. Ama yer yer duygusallaşmayı da başarıyor.

Kadro müthiş, Marion Cotillard’dan Jean Dujardin’e, François Cluzet’den Benoit Magimel ve Gilles Lellouche’e kadar Fransız bir çok oyuncu rol almış. Her biri de rolünün hakkını verdiği için ortaya iyi bir film çıkmış. Çok fazla güldüğüm yer olduğu gibi sonunda iki damla da göz yaşı akıtmamı sağladı, ki ben duygusuzumdur.

İzlemeyenlere tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.