An Idiot Abroad (2010)

Ricky: “You are the strangest man on the planet.”
Karl: “You haven’t been to China.”

 

Hani hayatımızda bazı insanlar vardır, onlar ne yapsa güleriz, sevgimizden kaynaklı zor duruma düştüklerinde acayip bir haz alırız hani, bahsettiğim tamamen sevgi üstüne kurulu, bir art niyet yok. Tersi olsa zaten yakınımızda kalmaz bu insanlar. Ricky Gervais’in arkadaşı Karl Pilkington’a beslediği duygular bunlar ve onu düşürdüğü durumlar. An Idiot Abroad 3. Sezonuna girmiş bir Karl Pilkington belgeseli. Ricky Gervais ve kankası Stephen Merchant bu Karl’ı dünyanın yedi harikasını görmeye gönderiyorlar bu arada da bin tane alakasız komik ve zor durumda kalmasını sağlanıyor. Bu arada mızmızlanması başta Ricky ve Stephen’ı sonra da izleyeni koparıyor. Dürüst, samimi ve içinden geldiği gibi konuşabilen biri Tom Pilkington. Hani aslında çok yola beraber çıkılacak bir tip gibi değil çok mızmızlanıyor çünkü ama bu da onu eğlenceli yapan şeylerden biri.
Bir de klasik belgesel anlayışımızın dışına çıkıyor. National Geographic’deki Taboo hariç, diğer belgeseller hep güzellikleri gösterirken An Idiot Abroad rahatsız edici yönleri de sunabiliyor. Hiç birimiz o durumlara düşmek istemeyiz, biri bunu yapmalıydı, biri o ülkelerin güzel olmayan taraflarını ekrana yansıtmalıydı. Ricky ve Stephen’ın zoruyla da olsa Karl’ın zorlu şartlara itilmesi her seferinde aynı etkiyi yapıyor.
Birinci sezonun yarısına kadar izlediğim kadarıyla genelde şu şekilde ilerliyor, “şu harika yeri ziyaret edeceksin ama önce şuraya gideceksin ve şunu yapacaksın” ki bunlar da Karl’ı hiç memnun etmiyor. Adam dünya harikalarına bile mızmızlanıyor.
Belgeselleri seviyorsanız ama klasik belgeselden de baydıysanız ve gülmeyi de seviyorsanız tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.