Cappadocia

Güzel Atlar Ülkesi de denilirmiş Kapadokya’ya. Gerçekten çok güzel. Ben ilk kez 1998’de gitmiştim, üniversitede çok gezerdim öyle. Ama rehberim yoktu tabi o zaman kendi imkanlarımla bir kaç yer görüp dönmüştüm. Aklıma estiğinde gara gidip ‘Ben bir yere gitmek istiyorum, böyle gece bineyim sabah orda olayım bir de gezilcek bir yeri olsun akşam gene Ankara’ya dönebileceğim bir trenlik bir yer olsun diye gittiğim yerlerdi bunlar. Treni keşfettikten sonra tabi. İlk önerisi olmuştu gişe görevlisinin bana Kayseri. Nesi var ki demiştim, Erciyes’i demişti. O gün orada ölmedim ya hala tüylerim diken diken oluyor. Şimdi efendim gittim ben trenle bu Kayseri’ye, teleferiğe bindim bir de, son noktada atladım teleferikten aylardan Nisan falan, kalan karların üstünde zıplıyorum yuvarlanıyorum falan. Sonra, çok sonra öğrendiğime göre bu karların altında 2000-3000 metrelik uçurumlar varmış. Hadi ordan kurtuldum sonra kaldım tabi ben Erciyes’te son minübüs falan gitmiş. Orada bir askeriye bulmuştum ve orada yemek yemiştim. Sonra bir aile aldı beni merkeze indirdiler bu arada trenim de kaçtı gece olmuş tabi, otobüsle dönmüştüm ama mutlu. Bir sonraki gidişim direk Ürgüp’e olmuştu, çok güzel gezdim o zaman da ama dediğim gibi kendi imkanlarımla ve bilmeden.
Gelelim bu gezime. Bunda ailemle birlikteydim ve kendi özel rehberimiz vardı, olur ya atlarız bir yeri diye bütün önlemleri aldık. Gidecek olanlara da tavsiye edeceklerim olacak bu yazımda çünkü eski gidişimde ben çok yanlış yerleri gezmişim.
1. Otel çok önemli, turların seçtiği oteller hiç güzel değil o yüzden tur dışından bir butik otel önereceğim. Ve bu otel Ürgüp’de olacak, biz çok memnun kaldık. Bir de ilk kaya otelmiş burası. Eksi denilebilir mi bilmiyorum sadece 13 tane odası vardı. Esbelli Evi olarak geçiyor ismi. Çalışanlar da dünya tatlısı.
2. Tur rehberi çok önemli herkes bilgi sahibi olabilir ama kendini geliştirmiş birileri mutlaka bulunabilir. Gezerken çok gördük kitap gibi konuşanları ve soru sorduğunda cevap veremeyenleri. Turların rehberleri genelde böyle ama bölgede yaşayan özel rehberler de mevcut mutlaka onlarla bağlantıya geçilmeli ve onların ayarlayacağı konforlu bir arabayla gezilmeli çünkü bölge çok büyük.
3. Yeraltı Şehirleri benim bir numaram, özellikle Derinkuyu Yeraltı Şehri görülmeli.


4. Bölgede belki 200 tane kilise olduğu düşünülüyor, hepsini gidip görmek imkansız ama Karanlık Kilise ve Tokalı Kilise mutlaka görülmeli, çünkü onlar nispeten iyi korunmuş.



5. Ihlara Vadisi çok özel bir yer, mutlaka ama mutlaka orada yürüyüş yapılmalı. Biz 4 km yürüdük ama hepsi de yürünebilirmiş ona daha fazla gün lazımdı.


6. Yeme içme İstanbul’la yarışır, fiyat bakımından yani. Ürgüp’deki yerleri kafamdan liste yaptım sıralamaya koyuyorum. Bunu yemek çeşidine ve özenine göre yapıyorum.
1.Dimrit Cafe & Restaurant 2.Ziggy’s Shop & Cafe


Başka da vardı da bunların yöresel yemekleri oldukça güzeldi. Mutlaka ve mutlaka yöresel yemekler denenmeli. Gidilecek her yerde de oyma taş restoranlar mevcut olacağından gözler dört açılıp çevreye bakılmalı.

7. Özellikle Avanos çanak çömlekleriyle ünlü. Gidip de yapmamak olmaz ama bu yaptığınız yerlerdeki hediyelik eşya fiyatları turistler için. Kasaba içlerinde ya da şehir merkezlerinde, özellikle ara sokaklarda aynı ürünleri yarı yarıya bulmak mümkün. Acele etmeyin, beğendiğiniz her şey mutlaka diğer yerlerde de bulunabiliyor. Alışveriş o yüzden son güne kalsın.
8. Minimum 4 gün ayırmak lazım bölgeye o bile yetmiyor bir de rahat kıyafetler rahat ayakkabılar olmalı mutlaka. Gerçi tırmanmalar insanı başka bir şeye dönüştürüyor o da ayrı. Ben hala yürümekte zorlanıyorum, dün hiç yürüyemediğimi hatırladıkça halime şükrediyorum. Yani kendimi anladım 4 günde bitiyor benim pilim parantez içinde tırmanmalı yerlerde. Düz olsa 10 gün dayanabiliyorum. 9. Siz de bulutlara bakıp onların aldığı şekilleri bir şeylere benzeten bir insansanız (Pareidolia) tam sizlik bir yer. Öyle baktım baktım düşündüm durdum. Ne bileyim her yer Şirinlerin evi gibi, Hansel ile Gretel’in cadısının evi gibi falan geldi bana.

10. Gündüzler oldukça sıcak geceler ise soğuk oluyordu mutlaka güneş kremi ve mutlaka uçan tozlar için güneş gözlüğü bulundurulmalı. Yoksa yürünmez o tepelerde. Bir de toz toprak yüzünden her akşam yıkanmak gerektiği düşünüldüğünde otel seçiminizi iyi yapmalısınız.
11. Biraz kondisyonlu gitmek gerek demiş miydim? Evet nefes alamamaya dayanabildim ama bacaklarımdaki ağrıya yenik düştüm özellikle son gün. Maraton koşucusu ablam bir yanımda, sporcu kardeşim diğer yanımda, hiper aktif yeğenim sırtımda, trekingci annem önde, dinozor babam en en önde ben tabi en arkada turu tamamladık.

Not: Filmle bağlantısı, Dünyayı Kurtaran Adam‘ın çekildiği mekanları (Zelve) söylemeye gerek yok ama asıl kiliselerdeki fresklerin gözleri yok. O bölgede yaşayan bazı toplulukların inancına göre bir freskin gözünü alırsan hastalıktan iyileşirmişsin. Jeepers Creepers da gibi hissettim.

Not 2: Turasan’ın fabrikası orada, belki 10 bardak içtiğim oldu deneme ayağına, beğendiğiniz şarapları sonra evinize koliyle yolluyorlar. Bekliyorum efendim, 4 gözle.

Not 3: Babama dinozor derken hakaret etmedim, o bir dinozor uzmanı gerçekte.

2 thoughts on “Cappadocia

  1. Murat Bakan

    Oncelikle aşağıdaki müzik linkini görmeden okuduğum için kendime cok kızdım ve tekrar okudum.Hiç gitmediğim bir coğrafya için bu kadar kısa ve başarılı bir açıklama yazısı okumamıştım.Çok teşekkürler.Çok sıcak içten ve samimi yazılmış….

  2. uykulukuytu

    Müzikle bağlantısını fark etmenize çok sevindim.
    Sevgiyle..

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.