Another Earth (2011)

We still think we’re the center of the universe.

Hani bazı filmler vardır, kalbinize bir şey oturur ve gitmez filmin sonuna kadar, beklersiniz telefon mu çalacak kötü bir şey mi olacak diye, işte öyle bir film Another Earth. O şey her ne ise hala da gitmiş sayılmaz ya bu duygularla yazmak istedim.

Konu imdb’de şöyle; güneş sisteminde dünyanın benzeri bir gezegen tespit edildiği gece genç bir öğrenci ile bir müzik profesörünün yolları trajik bir kaza ile kesişir. Ama bu anlatıma aldanmayın, kesinlikle filmi anlatmaya yeterli bir özet değil. Konuyu çok da anlatmak istemiyorum çünkü herkes izlesin istiyorum bu filmi de yoğun bir özdeşleşme yaşadım film boyunca. Çoğunlukla da suçlanan tarafıma basıldı.

Film duygusal açıdan aşırı yoğun kesinlikle bir merak içerisinde oluyorsunuz ve düşüncelere sokuyor sizi, acaba öyle mi, öyle olsa nasıl olurdu gibi. Bir de şu var, bu film içinde bilim kurgu öğesi olmadan da gayet başarılı bir drama olabilirmiş  ama Mike Cahill’in kendi sözleriyle – insanın iç dünyasını dışsallaştırma ve aynaya bakıp yüzleşmenin bir ileri boyutuna taşıma anlamında – diğer gezegen gerekliymiş.

Bir de bu filmi hatırlatan filmler var. 1993 yapımı Drew Barrymore ve George Newbern’in başrolde oynadığı Doppelganger, terimi anlamak için güzel seçim olabilir. Çünkü o filmde Goethe’nin tanımına yakın bir sunum var. Another Earth’de bu tanım tersine çevrilmiş gibiydi. Bir de 1969 yapımı Journey To The Far Side Of The Sun var, diğer ismi de Doppelganger. O film Another Earth’e daha yakın, doppelganger tanımına uzak. Sanki Another Earth biraz ondan almış gibi konuyu. 69 yapımı filmde ayna teorisi üzerinde duruluyor çokça kırık aynadan ziyade. Another Earth’de Kırık ayna teorisi vardı. Bu senenin bir diğer dikkat çekici filmi Lars Von Trier’in Melancholia’sı ile de bağlantırılabilir film hem iç dünya hem gezegenlerin ilişkisi açısından. Belki bir de insanı içine çektiği sıkıntı açısından yoksa konular çok farklı.

Benim yorumum, bu 2012’ye yaklaştıkça gezegenlerin hayatımızda ne kadar önemli değişikliklere sebep olduğuna dikkat ettim yani mutlaka daha önce de oluyordu bunlar da bu kadar bunaltmamıştı beni, her sıkıştığımda yeni bir şey öğrendim; yok Mars’ın çekimine girmişim yok Satürn ters dönmüş yok Kuzey Düğümü’nün etkisi altındaymışım vs. Ha bir de tutulmalar var, en son üç tane daha tutulma olacak bu sene diye duymuştum. Benim tarafımda günler böyle geçiyor anlaşıldığı üzere, ben de dış dünyayla ilgimi minimum indirecek şekilde, işlerimden arta kalan zamanlarda film izleyerek ve sadece bunlara konsantre olarak yılı geçirmeye çalışıyorum. Açıkçası 2012 bana pek iyi gelmedi o yüzden hep bir korkum var dışarıya karşı. Bu iki filmin de gezegenler üzerinden insanı yansıtması ilgimi çekti. Another Earth’de umut, Melancholia’da umutsuzluk getiriyordu.

Not: Natalia Paruz aka Sawlady filmin testereyle müzik çalma sahnesini yapmış. İnsanı hipnotize ediyor.

One thought on “Another Earth (2011)

  1. […] Çok sevdiğim Brit Marling canlandırmış. Filmin yönetmeni de Mike Cahill. Kendisini ilk filmi Another Earth ile hatırlayacağız. Yine Brit Marling’i oynatmıştı. Brit bu filmde spiritüel tarafta […]

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.