The Vow (2012)

Leo: Life’s all about moments, of impact and how they changes our lives forever. But what if one day you could no longer remember any of them?

The Vow gerçek hayattan esinlenmiş bir hatırlama hikayesi. Böyle söylüyorum çünkü beklediğim gibi bir aşk hikayesine dönüşmedi. Niye öyle beklediysem sanırım 50 First Dates’den yola çıktım konuyu öğrenince. O çok sıcak bir filmdi bu öyle olmamış bunu da belirteyim.

Paige ve Leo birbirine çok aşık, evli bir çifttir ve bir trafik kazası geçirirler. Paige geçirdiği 5 seneyi, zevklerini, seçimlerini, hayatındaki yeni insanları kısaca yaşadığı o ara seneleri unutur. Acaba Leo Paige’in kalbini tekrar kazanabilecek midir?

Biraz unutma üzerine düşünmek istiyorum hazır konu bu. Bundan sonrası filmle ilgili olmayacak, fakat izlenimlerimle.

Unutmak nasıl oluyor biliyor musunuz, öyle her şeyi unutmuyorsunuz genelde bir odak noktanız oluyor ve onunla ilgili herşey siliniyor. Ve öyle hatırlamaya çalıştıkça da geri gelmiyor bunlar. Bir de iki taraf unutmadığı için bu problem olabiliyor. Yani aslında Eternal Sunshine of the Spotless Mind’daki durum doğru gözüküyor. İki taraf da unutacak ki o zaman tekrar kaybedeceklerini bile bile başlasınlar. Yoksa bu filmdeki gibi ya da 50 First Dates’deki tek taraflı çabalarla olmuyor hatırlamalar. Ya da şöyle söyliyim, kimse sizinle o kadar çok uğraşmıyor gerçek hayatta. Evet Uykulu Kuytu, gerçek hayatı buldum ben, gerçekte hazır unuttu ben de gideyim madem diyor insanlar. Bir kere bu ilişkilerde ortak yaşananlar var, bir tarafın bu bilgilere sahip olması zaten hatırlamayan tarafın gözlerinin çipil çipil bakmasına sebep oluyor. Bu da rahatsız edici olabiliyor. Hiç bir şeyi kaçırmak istemediğı gibi kendiyle de büyük bir mücadele veriyor unutan taraf. Ha bir de güçlü bir suçlanma. Unutan olmanın getirdiği ağır bir suçlanma içinde hissedebiliyor, nasıl hissetmesin ki, eksiklik onda bu hafıza bile olsa. Zor olan hatırlayamayanın işi ama filmlerde onure edilen hatırlatan, gerçek hayatta ise bunlar arkasına bakmadan kaçabiliyor. Herkes özel olmak istiyor Uykulu Kuytu belki de unutulmamak, o yüzden o unutulan neyse onu göster ve git olmuş benim anlattığım hikaye, git ki unutan kendini daha çok suçlasın gene ne yaptım diye.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.