The Yellow Sea (2010)

The reason why I thought of that dog all of the sudden is because after that, rabies was spread again.

The Yellow Sea (*) Joseonjok olarak adlandırılan, Çin’de yaşayan Kore kökenli insanların yaşamına bir bakış sunuyor. Filmimiz de bu etnik kimliğe sahip Gu-nam’ın hayatından bir kesiti ele alıyor. Para kazanmak üzere Seul’e giden ve geri dönmeyen karısının ardından Gu-nam bazı yasa dışı işlere bulaşır. Aslında amacı para kazanıp karısını geri getirmektir, Myun–ga isimli gangster ona para karşılığı bir adamı öldürmesini teklif eder. Ama işin içine mafya ve çeteler girince bu o kadar da kolay olmayacaktır.

Yönetmen Hong-jin Na’nın ikinci filmi. Yazıp yönettiği ilk filmi The Chaser’da da aynı kadroyla çalışmış, yine Jung-woo Ha ve Yun-seok Kim ile.

Uzun sure baskı ve sansüre maruz kalan Güney Kore sinemasının özgürleşmesi filme yansımış. Oldukça cüretkar cinsellik ve şiddet sahneleri mevcut. Bu arada Güney Kore sinemasını dünyaya duyuran Oldboy nasıl ki bir intikam filmi ise The Yellow Sea de izinden gitmiş gibi hatta yakalamış da denilebilir.

Çetelerin ateşli silahlar yerine bıçak ve balta kullanması görsellik için mi seçilmiş yoksa bu çeteler gerçekten hala Old School mu takılıyor bilmiyorum. Ama çok daha etkili olduğu kesin. Eğer bu tip sahneler size cazip gelirse Ichi The Killer filmini de beğenirsiniz.

* Yellow Sea Kore’yi Çin’den ayıran denizi simgeliyor.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.