Win Win (2011)

And if I don’t wanna die on bottom, I have
to do whatever the fuck it takes to get out.

Thomas McCarthy.. Bu ismi unutmamalıyız. İyi filmler yapıyor bu adam, ya da yazıyor mu demeliydim? The Station Agent ve The Visitor bir yana çok sevdiğim Up‘ın senaryosuna da dahilmiş. Aktörlüğü de var bu arada.
Paul Giamatti.. Biraz artık kendini tekrar ediyor gibi gelmeye başladı bana. Yani evet babacan, evet sıcak evet naif de hep aynı da olmaz ki roller. Çok sevmeme rağmen kendisini biraz ara vereceğim filmlerine.
Win Win sıcak bir film. Canlı karakterler içeren bir film. Gerçek hayata çok yakın bir hikaye anlatıyor. Mike boş zamanlarında güreş antrenörlüğü yapan, normalde de avukatlık yapan bir aile babasıdır. Leo isimli alzheimerlı müvekkilinin koruyuculuğunu üstlenir, maddi sıkıntı çektiği için bu iş ilaç gibi gelirde bu sırada Leo’nun torununun (Kyle) hayatına girmesiyle birşeyler değişir.

Spoiler!!! Göster

Biraz The Blind Side gibi, ondaki sevgi gibi ondaki iyilik gibi. Peki karşılıksız oluyor mu bu iyilikler? Gerçek hayatta zor o yüzden komediyle karışık verilmiş ya filmde, gülüp geçebiliyoruz çok insanca diyerek çoğu zaman. Çünkü bize çok da uzak değil filmde anlatılanlar. Aslında insanoğluna çok da uzak değil demek daha uygun olacak.
Not: Bunu beğenen bunu izlesin diye bölüm mü yapsam acaba?

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.