Shame (2011)

fap fap fap

Shame bir porno degil. O amaçla da izleyenler olacaktir mutlaka ama öyle degil. Bir seks filmi de degil, o amaçla izleyenler de olacaktir. Seksin iyi yönlerini anlatan bir film de degil, her seks iyi olmadigi gibi filmlerdeki seksler de iyi olmayabilir. Aksine sadece sekse dayali yasamanin nasil insani düzeysiz ve paramparça yaptigini anlatiyor. Ve aslinda Shame fazla libidonun sebep oldugu bir erkeklik drami.
Brandon 30’lu yaslarinda isinde basarili yalniz yasayan bir adamdir. Cinsellige asiri düskünlügü onu her gece baska bir kadinla olmaya itmektedir. Bu arada hani bir laf var ya, uçani kaçani.. diye öyle iste onun durumu. Metro’da gördügü evli bir kadin bile bu kategoriye girmektedir. Brandon’un bir de kiz kardesi vardir. O da sürekli hayatina dahil olmaya çalismaktadir ama Brandon hep bir mesafe koymaktadir. Sebebini film boyunca ögrenemedigimiz bir geçmis yasantilari vardir ki sürekli aralarinda ne oldu diye düsünürüz. Sonra da çok kötü niyetliyiz deriz kendi kendimize. Shame sanirim tam da buraya isaret ediyor. Yani o demek gibi.
Diger yandan film bir sanat filmi tadinda, yani uzun planlar, gereksiz uzun sahneler vs. O duraganlik bir süre sonra rahatsiz edebiliyor. Ama çabuk anlasiliyor neden böyle oldugu, karakterle özdeslesmememiz, disaridan bir gözle bakmamiz üçüncü bir kisi gibi izlememiz istendigi için. Bizden beklenen tam bir voyeurism.
Bu uzun planlarda bir sahne var ki, Carey Mulligan New York, New York’u söylüyor, altta çaldigi haliyle, bir tam sarki, tam çekim ve Michael Fassbender’in gözleri yasli.. Bu kizin gözünden bütün filmi özetliyor aslinda.

Bir de, film bitiyor ama karakterlerden uzaklasamiyorsunuz, düsünmeye devam ediyorsunuz. Anlamaya çalisiyorsunuz, tüm gün boyunca.

Not: Biraz American Psycho‘yu hatirlatti bana. Öyle sert hatli bir tipi, kendince bir düzeni ve bir sapkinligi olunca..

Not 2: Soundtrack’i danstan caza kadar genis bir yelpazeye sahip. Tom Tom Club’in Genius of Love ve Blondie’nin Rapture dans sarkilarindan John Coltrane’in klasik My Favorite Things ve Chet Baker’in Let’s Get Lost gibi caz parçalarina ve Bach’tan klasik parçalara kadar ortama ve anlatima uygun sarkilar seçilmis.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.