Albert Nobbs (2011)

Dr. Hollaran: We are both disguised as ourselves.

19. yüzyılın başlarında Dublin’de geçiyor tam da en tutucu zamanları değil mi İrlanda’nın ve hatta eşcinselliğin ağır cezalara çarptırıldığı zamanlar bunlar.

Albert Nobbs bir otelde baş garsondur ve uzun yıllardır bu işi yapmaktadır. Bu arada para biriktirmektedir ve ileride kendi dükkanını açma gibi bir hayali vardır. Çok az konuşan, işinde iyi ve kadın kimliğini gizleyen biridir. Bu arada otele gelen Hubert isimli boyacının da kadın olduğunu öğrenir ve bu Hubert de Albert gibi erkek kılığındadır ve bir başka kadınla da evlidir. Albert bu durumdan çok etkilenir ve acabaları başlar. O zamana kadar belki eşcinsellik boyutu yoktur ama bu düşüncelerle birlikte o da başlar. Yani bence.

Film o ince çizgiyi hiç geçmiyor aslında. Albert’in bir başka kadınla evlenme hikayesinin altında ne olduğunu hiç bilmiyoruz. Yani gerçekten bir erkek gibi mi devam edip davranacak yoksa kadını açacağı dükkana vitrin mi yapacak ayrıntılandırılmıyor.

Bir de Glen Close Albert Nobbs’u sahnede canlandırmış 1982 yılında ve hayaliymiş sinema filmini çekmek, bunda o yüzden produce da etmiş aynı zamanda seneryolaştırmanın yanında.

Homofobik değilim ben ama çok da özdeşleşemedim filmi izlerken Albert Nobbs’la. Yani yerine koyamadım kendimi. Bir şey donuk kalmış sanki ne olduğunu düşünüyorum izlediğimden beri, belki öyle karakter çok oturmamış üstüne, ya da öyle ne olduğunu bilmek baştan bilmek belki herşeyi bozuyor. Ama benim yaptığım gibi değil, zaten baştan biliyorsun Glen Close’un erkek olduğunu, yani bu bir spoiler sayılmıyor o yüzden. Neyse..

Not:Glen Close Oscar’a beş kez aday olmuş ama hiç kazanamamış bugüne kadar bir de biraz uzak kalmış dikkat çekici yapımlardan son yıllarda. Onu Fatal Attraction’la hatırlıyorum ve hala tüylerim diken diken oluyor. Bence o rolüyle almalıydı ya neyse, it’s a man’s world baby, bununla alırsın kesin. Öyle diyorum da ben önden daha oscar adayları açıklanmadı, bide Glen’e rakip aslında herkese rakip Meryl Streep olacak bakalım ne olacak ama ona gene senin var nasıl olsa iki tane diyebilirler. Neyse bu fikirlerimi bütün filmleri izledikten sonra açıklamam gerekiyor o yüzden susuyorum. Bide burnu, Meryl de takmış sanırım protez burun ama Glen’den fazla diş de takıyordu fragmanda gördüm. Neyse o filmi de bu haftasonu izleyeceğim sonra konuşurum üstüne.

Şey, bir de galiba o burnu çıkardın mı o bir kadın ve bu çok belliydi. Sanırım buydu aradığım donuk cevap.

Ertesi gün gelen not: Bir şey daha var, hani Hilary Swank‘ın Boys Don’t Cry rolü vardı ya Oscar aldığı, hani benzer bir konunun işlendiği, o rolün yanında Glen Close sönük kalmış yani öyle düz bir karakter bu Albert Nobbs, her daim kabulde, çok renkli bir karakter de değil, düz, dümdüz.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.