Dream House (2011)

Some say that all houses have memories.

Dream House ne güzel, öyle içinde hayal olan oluşumları sevdiğim gibi bunu da sevdim. Daha çok evin üstünde durmalıydı ama öyle harabe gibi olmamalıydı o ev. Dream Home daha uygun olurdu bu filme, öyle içindekilerin bütünleştirilmesi açısından.
Neyse, çok az bilgi versem konu çıkacak ortaya o yüzden hiç değinmiyorum. Şu twist ending (aka f**king end) benim de sevdiğimdir. Örnek vermem gerekirse The Sixth Sense ve The Others’daki durum için kullanıyorum bunu; belki biraz da Shutter Island ve The Number 23. Bu filmde biraz yavan kalmış bu durum hayır kadro gayet iyi, oyunculuk iyi e konu da iyi ne diye kuru kalmış anlamadım. Belki çok gerilim amacı gütmediler çekerken, daha düz bir film olmuş bu yüzden.
Benim de hayalim var bir tane dream house, ama daha çok evin yapısıyla ilgili. Tavandaki delikten aşağıya borudan kaymak üzere ineceğim, yatak odamın çatısı camdan olacak bir de upuzun bir oda karşılıklı 2 sıra boyunca kütüphane (Inkheart‘daki gibi) odanın sonunda kocaman bir cam ve bir berjer, kutuphanenin aralarında tavana kadar merdivenler (Robinson kitabevindeki gibi) olacak bir ev. O zaman annemlerin evindeki kütüphanem de dahil bütün kitaplarımı bir araya getirebileceğim.
E şimdi korku bunun neresinde, bir de Panic Room’um olur orada saklanıp dışarıyı izlerim zaman zaman belki ve kendimi korkuturum.
Not:Filmde birşey var, öyle çok sürükleyici değil ama göz kırpmadan da izletiyor kendini.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.