Soul Surfer (2011)

Engel sizsiniz. Bunu bütün insanlara söylüyorum bu filmi izleyip. Kolunu kaybeden bir kızın dramı anlatılıyor filmde. Eski hayatına dönmeye çalışıyor ama işte o acımalar yok mu..
Galiba normalin dışına çıktığın anda dikkat çekiyorsun ya da, normal bir ölçüt var, ona uymuyorsan seni ona uydurana kadar devam ediyor o bakışlar.

Kime göre neye göre peki?

Bir güç yarışı olsa gerek, güçten düştüğün anda gözden de düşüyorsun. Hayvanlar gibi işte, hani var ya hayvanlar da en güçlüyle çiftleşmeye çalışır neslini devam ettirmek için, öyle işte insandaki duygu da bu. Bu kadar. Bir uzvun mu eksik, dışarı, bir kusurun mu var, kim tam ve bütünse ona gidilmeli gibi birşey.

Engel sizsiniz. Öyle sizi iyi bir insan olarak gösterecek yakınlaşmalarınızla ya da yardımlarınızla iyilik yapmıyorsunuz bu insanlara. Ya da birşey yok diyerek hayatı kolaylaştırmıyorsunuz, aksine yalanla iki kat çekilmez hale getiriyorsunuz. Birşey var, hep vardı ki bunca uğraşılıyor örtbas edilmeye.

Soul Surfer gerçek bir hikayeden filme alınmış. Özünde izleyiciye kıza bak yaşama devam etme gücünü buluyor mesajı taşıyan. Ama işte, asıl arkada dönen, asıl o kızın ruhunda yaşadıklarının üstü örtülmüş. Dönem dönem isyan edişleri az tutulmuş, aslında gerçek hayat bunun üzerine kuruluyor çoğunlukla.

Bethany şanslı ve güçlü, yapabildiği ya da iyi yapabildiği birşey var bu dünyada, sörf yapmak. Böylece kendini ispatlamış sayılıyor. My Left Foot’dan beri izlerim böyle filmleri, hep o özel insanları arar gözüm, ama anlatılmayınca bilemeyiz ki kimin neler başardığını, belki sadece hayatta kalmak bile yeterli olabilir böyle bir insan için.

Dediğim gibi, anlatılmayınca bilemeyiz ki. Ve maalesef çok da anlatılmıyor çünkü anlatmamak, saklamak, üstünü örtmek bile bir güç göstergesi sayılıyor.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.