The Presence (2010)

Hayalet filmleri masal gibidir. Öyle gerçek olmayan birşeylerin tasviri gibi. Bu sebepten ötürü ben pek severim.
Yalnız;
İyi de olması gerekir filmi izleyebilmem için. Yoksa hemen uyurum ve uykumda devamını izlerim.

Dün gece The Presence’ı izlerken tıpkı Paranormal Activity’deki gibi kapandı gözlerim, bunlar ilerlemiyor ya, hemen ben kendi dünyama geçtim. Benimki çok güzeldi de tabiki onu anlatmayacağım burada. Bugün kaldığım yerden tekrar izledim de karışıyor arada benim senaryoyla.
Hatırladığım kadarıyla, kafasını toplamak ve yazmak için bir adada büyükannesinin terkedilmiş evine giden (gerçek hayatta akıllı) Mira Sorvino’nun başına bir hayalet musallat olması, sonra erkek arkadaşının gelişiyle hayaletin onları kıskanması, ve başka hayaletlerin de ortaya çıkması.
Bir filmde hayalet olmasının sebebi, insanla olan ilişkisidir. Genelde bu hayaletler ya kopamazlar birinden ya da intikam almak için oradadırlar ve yaşayanları tehtid ederler. Bazen de hiç gitmemişlerdir ama bu sebeplerden ötürü kalırlar insanların dünyasında.
Bunda öylece oradalar, yani geçmişten gelen bir bağları olmadan öylece oradalar. Tabi bağ sonradan kuruluyor ama sebepsiz bir varoluş işte. O yüzden anlamayı zorlaştırıyor, o yüzden The Presence.
Ben tabiki hayaletle özdeşleştim izlerken ve çok ilginç birşey oldu filmde. Başka bir hayaletin ortaya çıkışıyla benim hayalet gerçekten korktu, zıpladı, ben de onunla birlikte. Sonra  acayip birşey daha oldu, bu hayaletler Kirâmen Kâtibîn gibi Mira’nın iki yanında yer aldılar. Benimki iyi öbürü kötü. Sonra daha da acayip birşey oldu, başka bir hayalet daha peydahlandı meğer o da hep oradaymış baştan beri, flashbacklerle verildi bu. Filmde insandan çok hayalet olması tuaf da oldu tabi bu arada ama izlemeye devam ettim. Hayaletler birbirlerine karışınca benim de kafam karışmadı değil.
Aslında bu tür savaş sonrası ortaya çıkmıştır ve 80lerden sonra da yükselişe geçmiştir. İyi örnekleri de yok değildir ama bolca da kötü örneğe rastlamak mümkündür. Birçok türle iç içe geçebildiği gibi, her zaman izleyicisi bulunabilir.
Ama işte, her hayalet iyi olmadığı gibi, her hayalet filmi de iyi olmayabilir, izlenemeyebilir fakat yine de üzerine yazılabilir.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.