Dark Country (2009)

Noumenon

Dick:If you knew then what you know now,
would it make any difference?

Loop filmlerinin korkularımıza bastığı kesin. Bu arada ben bunlara bu ismi taktım. Loop kendi içinde bir döngü demek ama asıl benim kullanımımla, zamanda bir yerde takılı kalmak ve orada bilmediğin bir korkunla yüzleşene kadar dönüp durmak demek.

Dark Country-Güvensizlik Korkusu

Ben bu filmleri kısa bir araştırma sonucu buluyorum ve konuları hakkında çoğu zaman bir fikrim olmuyor. Bu da öyle, Triangle‘a benzeyen, öneri bir film olarak çıktı karşıma. Önereni bilmiyorum sadece doğru zamanda doğru öneri olduğunu biliyorum.

Film, Triangle gibi bir loop içinde geçiyor, ama bu sefer looptaki bir erkek aslında tüm erkeklerin temsili olarak..

Temalar var bu filmde üzerinde durulacak, konudan ziyade. Ama erkek egosuyla çokça çatışacak temalar bunlar, o yüzden yazmaktan korkuyorum. Teoriye oturtsam? Ben demesem teoristler demiş olsa önceden? Freud falan olsa? O herşeyi demiş ya. Ya da ondan temelli başka biri..başka biri.. Ok Wood!

Çok sevgili Robin Wood‘a göre, ataerkil toplumda varolabilmek için bireyin bazı dürtü ve arzularını bastırması gerekir. Bunlar “arasında” cinsel enerji ve kadın cinselliği de bastırılması gerekenlerdir. Diğer yandan bastırılması gereken herşeye sahip olanın “öteki” olmasının da üzerinde durmuştur.

Şimdi bunu bahsi geçen filmime bağlayacak olursam, temalar mı demiştim önceden? Evet konular..

Yeni evli bir çiftin balayına çıkmaları ve yolda birbirlerini tanımaları üstüne kurulu basit bir konusu olan film. Bu kadar olsa tabi ki basit denilebilirdi. Özünde ataerkile göre düşünen erkeğin, kendine olan güvensizliğinin suçunun tümünü kadına yüklemesi olarak söylesem belki sonra yazacağım satırlarda ne demek isteyeceğim netlik kazanır.

Sonra ne diyeceğim?

Toplum normlarına göre yaşayan insanlar, bu normların gerektirdiği gibi “öyle olması gerekenleri” bastırırlar. Bu genelde erkek egemen toplumlarda, erkeğin istemediği şeyleri bastırmak olarak kendini gösterir. Wood’un belirttiği gibi kadın cinselliği de bunlardan birisidir. Zaten “öteki” olan kadın karşı cinsi korkuttuğu için, mutlaka bastırılması gerekendir.

Ne zaman ortaya çıkar peki?

Genelde evliliklerde ortaya çıkar bu durum. Çünkü kadının cinsel özgürlüğüdür evlilik. Hiç bir kadın o kadar salak değildir ki, evlenmeden önce sınırsızca bir cinsellik yaşasın. Çünkü güveni sadece evlilikle hissedebilir bir kadın. Ya erkek? Onun da güvensizliğinin başladığı an mıdır?

Kadının rahatlığıdır yüzde yüz güven, ve bastırılan olmamasıdır güvende hissettiğinde yaptıkları. Ama zor sağlanır o kadar güven, dedim ya anca evlilikle. O yüzden ilişkiler boyunca kartlar kapalı oynanır. Süpriz yumurta gibi beklenilir ne çıkacak diye evlenince. Kartlar açık oynanırsa salaktır demiş miydim??

Filmimiz de bunun üstünde duruyor. Karşı cinsi uzaktan sevdiğini, elde etmeden güvendiğini anladığımız Bay Dick, sık sık 16 yaşına inip uzaktan gördüğü ve elde edemediği bir kıza nasıl aşık olduğundan bahsediyor. Daha sonra evlendiğinde masumiyeti kaybolmuş karısını çokça inceliyor ve güvensizlik başlıyor. Başta dinlediği müzik, sonra şehveti, sonra zekası, kafasında kurduklarıyla yüzleşmesine kadar gidiyor.

Kendinde olmayanı sorguluyor karşı cinste erkek. Kendine güvenmiyorsa, karşıdakinin açığını arıyor. Kendinin sevgisinden emin değilse gene karşıyı suçluyor. Kendi değilse, karşısına bakıyor.Dedim ya erkek.

Bunlarda da öyle oluyor. Hatta bir süre sonra kendisine güvenilmeyen kadın da adamla birlikte kendini sorgulamaya başlıyor. Nerdeyse inanacak bu yeni yaratılmış kendisine. Hiç anlamlandıramadığı, ancak bir erkeğin ağzından çıkabilecek bütün kadınları kapsayan genellemeler de cabası. “All the same”

Hani ben bir kişiydim? Kaç kişi? Kimiz, ben ve? Bir kadın ancak böyle düşünebilir. Zaten o lafı bu ataerkilin hakim olduğu filmlerde bir kadın söyleyemez. Söylese ataerkil yıkılır, Dick kırılır.

Ve erkek loop.

Not: Dick koluna bir de “trust” dövmesi yaptırmış, kör göze parmak olsun diye.

Kişisel Not:

Bu sene referandumda sandık başkanıyken yaşadığım bir olayı hatırlattı bu durum bana. Kara çarşaflı yüzü gözü gözükmeyen bir kadın (?) ve sözde kocası geldiler. Kadına ismini cismini sorduğumda “yerine” kocası cevap veriyordu. O kafa sürekli öndeydi kadının. Oy kullanma bölümüne yönlendirdiğimde sözde koca da karısının peşinden gitti. Uyardım “Beyefendi (…) gizli oy, lütfen sıranızı bekleyin” diye. Adam döndü ve “Karı benim değil mi, istediğimi yaparım” dedi.

O gün orada çok şey düşündüm o ayrı da, en aklımda kalan düşüncem “ulan o kadar kapatmış, kadın ağzını bile açamıyor, yerden kafayı kaldıramıyor ve hala daha kendisine güvenilmiyor.”

Film bitince bitiyor mu tüm sorgulamalar? O filmin sonunda bir kenara öylece bırakılan kadın ya da bu kadın bir daha “öteki” olabilirler mi? Ya da olmak isterler mi? Ya da isteseler olabilirler mi? Ya da hatırlayabilirler mi? Ya da.. ya da..

All the same?

One thought on “Dark Country (2009)

  1. tavsiye

    bu filme benzer bi film vardı bi polis bi otel odasında yada otel odası küvetinde uyanıyodu yada uyandıgı odanın küvetinde bi ceset vardı tam hatırlayamıyorum gün boyu üzerine kalan bi cinayetle ilgili bi sürü korkunç sey geciyodu basından gün biterken küvette kendini vuruyodu sabah aynı küvette uyanıp aynı şeyleri yaşıyodu. böyle bi film izlediniz mi izlediyseniz adını biliyomusunuz.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.