Back To The Future (1990)

Snowclone

Doc: Of course we run. But for recreation. For fun.

Serinin bu üçüncü ve son filminde, zamana sıkışıp orda kalsalardı ya demekten alamadım kendimi. Sanki ikinci bölümde bazı kararlar alınmış ve bu kararlara bağlı kalmışlar gibiydi gözüken.. Bir de ne anladıkları, ne anlattıkları çokça değişmiş geldi bana.

Ne oluyor?

Tamam şurası net ki, daha fazla zaman yolculuğu olmayacak, bu hem geçmişi hem de geleceği etkileyebiliyor. E bu bölüme kadar olanlar ne olacak? Ben öyle al sana doğru budur buna inan diyince inanamayanlardanım sanırım. Çünkü benim bir tane doğrum olmadığı gibi, doğrularım da her an değişebilir.

İkinci filmde o kaosun niye bitmediğini anladım. Bitiremediler çünkü. Şöyle bir düşünce oluşabiliyor insanda bu zaman yolculuklarında. Çok zaman gezdikçe ve paralel evrenler yarattıkça siz de çoğalıyorsunuz ve birbirinize karışabiliyosunuz. En iyisi mi evrensel bir mesaj verelim herkes evinde otursun uzağa gitmesini anladım ben. Yıkıldım.

Bir de bunu Doc üzerinden yapmak ne demek?

Öyle beynim olacak, 1985ten geleceğim, gidip 1885ten birine aşık olmazdım herhalde. Tamam o çağda kadın diğer kadınlardan faklı, Jules Verne okumuş, ortak konu bu da, çok sevgili H.G. Wells daha yazmamış bile ilk kitabını, hem o bu filme de temel olmuş, onu bilmiyor, bilen biri bulunamaz mıydı?? Eğer ana eksen aşk üzerine kurulacaksa ben bunu sorgulardım. Arama diyorlar galiba burada. Doc da öyle diyor. “It’s like lightening, when the right girl comes.” Öyle diyor ve kaçıyor da aynı zamanda. Nerdeyse soul shock yaşatacaktı kadına..

Filmde ilk filmde de olan The Power of Love çalıyor, kör göze parmak olmuş biraz.

Doc da bunu destekler sözler çokça söylüyor.Marty, the future isn’t written. It can be changed, you know that. Anyone can make their future whatever they want it to be. I can’t let this one little photograph determine my entire destiny. I have to live my life according to what I believe is right in my heart.”

Ha bir de geçmişte ZZ Top Doubleback var. Güzel oldu görmek. E bir de double sayılıyor tabi 985’ten 955 ordan 885. Tarihi ifadem bile değişti…

Not: Bunlar double triple quadruple, sıkışıp kalsalardı ya zamanda bir yerlerde…

O değil de bu üç filme birlikte bakmak gerekiyor. Kadının adı yok!

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.